| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar
 
Aug
16
    
meqansiz | 16 Ağustos 2008 07:19 | 0 fav | etiket:  

 

Rabbim
Bir insan koy kalbime Ama o insan senin de sevdigin olsun
Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce
Onunla bulusmus olan sen olasin
 Onunla el ele tutustugumuzda
Ikimizin uzerinde Senin elin olsun
Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayim
Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete acilan iki pencere olsun
Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki
Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim
Oyle bir sevgili verki bana
Ona sarildigimda kainat bize baksin
Birbirine sarilsin
Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin
Bize bakip seytan Adem'e secde etsin
Günah sevap ugruna kendini feda etsin
Olüler birer birer uyansin sevgimizle
Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin
Oyle sevelimki birbirimizi
Hz. Hatice göklerden bize seslensin
Ve desin ki;
"Bak ya Muhammed bak su sevgililere
onlar bizde... bizde onlardayiz.
Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde..
Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana yasatiyor..



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:50 | 0 fav | etiket:  

Ziyafet Ziyafet: Yaşlı kadın, misafirlerine süt ikram ederken:

- Sizler de gelmeseniz, kapımı çalan olmayacak, diyordu. Beni ne kadar sevindirdiğinizi bir bilseniz...

Kadıncağız, kendisi gibi yaşlanmış ve yıkılmaya yüz tutmuş olan bir ahşap evde yaşıyor, eşinin vefatından sonra bağlanan "dul aylığı"yla geçinmeye çalışıyordu.

Hiç bir masrafı yoktu. Allah bereket versin, o para yetiyordu. Fakat ihtiyarlıktan da zor gelen "yalnızlık", belini tam anlamıyla bükmüştü.

Yan taraftaki bakkalın çırağı, her gün pencereyi tıklatıp istediği şeyleri getirmesine rağmen, dükkan sahibinden korktuğu için onunla konuşmazdı. Kadıncağız, böyle zamanlarda daha da garipleşir ve kendisi sık sık uğrayan vefalı misafirlerini beklemeye koyulurdu.

İşte o misafirler yine gelmiş ve ikram edilen sütü içmeye başlamışlardı. Yaşlı kadın, duvardaki sararmış resmi gösterirken:

- Rahmetli eşim, oldukça uzun boyluydu, dedi. Onun yanındaki ise oğlumdur. Bu resim çekilirken küçücüktü. Doktor olup yurt dışına yerleşecek ve bir daha bizi aramayacak deselerdi, kim inanırdı?

Misafirler, her ziyafet `gelişlerinden aynı şeyleri dinledikleri için, yaşlı kadının sözüne kulak asmıyorlardı. Kadın, devam ederek:

- Benim kucağımdaki de kızımdır, dedi. Saçları altın sarısı gibiydi. Zengin bir iş adamıyla evlendikten sonra, nedense anacığına vakit ayıramadı.

Kadının nemli gözleri duvardaki resme takılı kalmış, misafirler ise sütlerini bitirip yola koyulmuşlardı... Hep birlikte, döşemedeki kırık tahtaların arasından geçerek gözden kayboldular...

Yavru kedicikler, ertesi gün yine gelecek ve ihtiyar kadının verdiği ziyafet `e katılacaklardı...
 



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:49 | 0 fav | etiket:  

baba nasihatı

Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’e Şeyh Edebali'nin vasiyeti.."Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana.. Suçlamak
bize; katlanmak sana, hoş görmek sana... "

Şeyh Edebali'den Osman Gazi'ye Nasihat

Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar,
uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç,
ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima
sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğügibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve
adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir...

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler.

En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlıyı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdu
mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü,
zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek
ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.


Şeyh Edebali
13. Yüzyıl, Söğüt-Bilecik-Türkiye


Not:
Osman Bey, vefatında 68 yaşında idi. Tarih ise, Ağustos 1326'yi gösteriyordu. (Allah rahmet eylesin.)

Vefat ettiğinde geriye bıraktığı mal varlığı şunlardı :

Bir at zırhı, bir çift çizme, birkaç tane sancak, bir kılıç, bir mızrak, bir tirkeş, birkaç at, üç sürü koyun, tuzluk ve kaşıklık.


 



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:47 | 0 fav | etiket:  

INSANLAR NEDEN EVLENIR?

Kadınlar için> Esiniz sayesinde dosta düsmana sizi de begenen, isteyen (üstelik nikâhina alacak kadar) biri oldugunu gösterdiniz en sonunda. 

> Belki yillarca ugrasip didinseniz de elde edemeyeceginiz bir statüye nikâh cüzdaniyla bir anda kavusuverdiniz. 

> Bozulan musluk, sallanan sandalye bacayi, gevsemis vidalar, vs. için eve tamirci çagirmaniz gerekmez, esiniz hepsini halleder.

> Esyalarin yerini degistirmek istiyorsunuz; hepsi de çok agir. Kim tasiyacak onlari? Tabi ki de esiniz! 

> Pazar günü söyle arabayla dolasmak istedi caniniz. Özel soförünüz esiniz emrinizde.

> Eskiden futboldan nefret ederdiniz. Esiniz sayesinde yeni bir tutkunuz oldu. 

> Gece evde yalniz kalmaktan, hirsizdan, ugursuzdan korkuyorsunuz; esiniz gönüllü "bodyguard''iniz. 

> Esleriniz olmasa en yakyn arkadaslarinizla kahve içerken kimi çekistireceksiniz? 

> Alisverise gittiniz, evin erzagini düzdünüz. Torbaları tasimak centilmen bir erkek olarak esinizin görevi. 

> Geçiminizi temin etmek için çalismaniza gerek yok. Bunu sizin yerinize esiniz yapiyor nasil olsa.

Erkekler için> Aksam yorgun argin eve geldiginizde, annenizinki kadar lezzetli olmasa da sizin için hazirlanmis yiyecek bir seyler bulabilirsiniz. 

> Çamasiriniz yikanir, ütüleriniz yapilir, eviniz temizlenir... ''Gak'' deyince temiz don, ''Guk'' deyince temiz çorap verilir elinize; daha ne olsun? 

> "Pembe dizi''leri duyardiniz da ne oldugunu bilmezdiniz. Esiniz sayesinde ögrendiniz, hatta hosunuza bile gitmeye basladi. 

> Dükkân dükkân dolasyp kendinize gömlek, kravat seçmekten nefret ederdiniz. Simdi sizin yerinize bunu esiniz yapiyor. Gerçi en son aldigi sari üzerine yesil çizgili gömlek sizi hiç açmadi, ama neyse. 

> Arasira yapilan küçük kaçamaklar, ufak tefek yalanlar hayatin tadi tuzudur. Bu tadi esinize borçlusunuz; esiniz olmasaydi ne kaçamaklar olacakti hayatinizda ne de yalanlar.

Hem Kadınlar Hem Erkekler için> Kavga etmek de bir ihtiyaçtir. En yakininizda kim var bagirip çagiracaginiz? Esiniz! 

> Olur ya! Bir gece yarisi caniniz sevismek istedi. Esiniz hazir nazir yanibasinizda yatmakta.

>Çok güzel filmler var vizyonda. Yalniz da gidilmez ki. Esiniz ne güne duruyor? 

> Davetlere icabet etmeniz gerekiyor. Kavalye/dam aramaniza gerek yok, esiniz var. 

> Dogumgünü, yilbasi, evlilik yildönümü gibi özel günlerde size hediye verecek biri var hayatinizda.

> Gece uyurken üstünüz açilsa, sizi kim örtecek? Tabii ki esiniz. 

> Anne / baba olmak istiyorsunuz. Çocugunuzun anne/babasının bildiginiz, tanıdığınız, güvendiginiz ruh ve beden sagligi yerinde biri olmasini istersiniz elbet. ''Damizlik'' esiniz emrinizde. 

> Küçüklügünüzden beri genis bir aileye sahip olmak isterdiniz. Iste size görümceler, baldizlar, kayinbiraderler, eltiler, kayinvalideler, kayinpederler, bacanaklar, halalar, teyzeler, amcalar, dayilar, enisteler, yengeler... (Ay fenalik geldi.) 

> Basarisizliklariniza, mutsuzluklariniza fatura edeceginiz biri olmali hayatinizda. Esiniz bunun için biçilmis kaftan. 

> Kimseye kendinizi yeniden ifade etmek, begendirmek zorunda degilsiniz. 

> Esiniz sizi sizden daha iyi taniyor, rahatiniza bakin! 

> Sizi kimsenin kiskanmadigini düsünün. Kendinizi ise yaramaz biri gibi hissetmez misiniz? Esiniz sizi tez günde bu duygudan kurtaracaktir, hiç üzülmeyin! 

> Yasinizi basinizi aldiniz, bugunkü görünümünüzle es bulmaniz biraz zor. Iyi ki zamaninda evlenmissiniz, esinize dört elle sarilin!
 



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:31 | 0 fav | etiket:  

Büyü sözünü sık sık duyarız. Pek çok kimse büyüden söz eder. Ama çoğumuz bunun ne olduğunu bilmeyiz. Onun için önce büyünün ne olduğunu anlamamız gerekiyor.

Büyü, kötü usullere başvurarak bir insanın iradesini elinden almak demektir. Çeşitli yollarla, usulleri kötüye kullanarak bir insanı yönetim altına almaya, ona istenilenleri yaptırmaya genel olarak büyü denilir. Büyü ile insanı istemediği şeylere zorlamak, ona istemediği hareketleri yaptırmak kabil değildir.

Büyücülük, her şeyden önce, dine ve inanca kesin şekilde karşıt olan, batıl inançlara dayalı bir büyüsel işlem toplamıdır. Reçeteler, formüllere dayanan, bunlara değişik anlamlar yükleyen bir uygulamadır.

1584’te Anvers’te yayınlanan Gespar Peucer’in Falcılar (Les Devins) adlı kitapta büyücülük şu şekilde tanımlanır.
   
Büyücülük, şeytanı tanımaya yarayan bir sanattır. Büyücü tarafından çağrılan şeytan ve yardımcıları kendilerini gösterirler veya kendilerini göstermeyip de talep edilen şeyi yerine getirirler.

Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.

Büyücülüğün silahı büyülemedir, etkileme ve telkindir. Kuramsal olarak etki ve duygu (sevgi, nefret) dozu güçlü olan bir enerjinin belirli nesneler, formüller kullanarak transferidir. Bu tür etkileşimde en çok kullanılan ve Vudu (voodoo) dahil olmak üzere, her çeşit büyüsel gelenekte mevcut olan mum veya kilden yapılan bir heykelciktir. Hedef olan kişiye yapılmak istenilen şey, büyüsel formüller kullanılarak heykelciğe (kukla, bebek) yapılır. Orta çağdan kalma bir başka yöntem, Şanlı El veya Tutuşan El yöntemiydi. Asılarak ölen birinin eli kesilir, kurutulur ve avucuna siyah bir mum yerleştirilirdi. Dönemin kaynaklarına göre bu eli kullanarak özellikle zehirlenme büyüleri yapılıyormuş.

Büyünün amacı doğanın organik gücünü sahiplenmektir ve de bu gücü dilediğince kullanmaktır.



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:30 | 0 fav | etiket:  

Astroloji Nedir?


Astrolojide kullanılan bilimsel gözlemler, hesaplamalar ve ölçümler birtakım sembolik kalıpların çerçevesini belirlemek için kullanılır. Bu kalıplar üzerinde yaşadığımız dünyanın nasıl oluştuğu konusunda bizi aydınlatırken hayatın sosyal, politik, duygusal ve diğer önemli alanlarını analiz etmemize ve bu konularda tahminlerde bulunmamıza yardımcı olur. Astroloji pratisyenlerinin yüzyıllarca süren gözlemleri ve çalışmalarıyla astrolojinin analitik teknikleri ve yoruma dayalı açıklamalarını kapsayan geniş bir veri tabanı oluşturuldu. Bu bilgilere daha sonra modern astrologlar da katkıda bulundu.
Astroloji sanatı bir yerde sembolik kalıplar aracılığıyla eksiksiz karakter ve ilişki profilleri kurmak ve hayatta karşımıza çıkan genel eğilimleri resmetmemize yardım eder.
Astrologlar insan bilincinin profilini çıkararak bunu deneyimleri tanımlamak için bilimsel veriler olarak kullanır. Bu, gezegenlerin bizi nasıl etkileyebileceğini ya da onların dünya üzerindeki birtakım olaylara psikolojik ve sosyal açıdan etkileyen bir saatin tik takları gibi işleyen düşüncelere dayanmayan yoruma açık bir süreçtir. Astroloji gücünü yüzyıllar süren gözlem ve araştırma birikiminden alır. Günümüz astrologları matematik ve fen bilimlerinden toplanan bilgilerden de yararlanarak bu büyük birikimi psikoloji veya ekonomiyle ilgili profiller yaratmak için kullanır.

Her şey birbiriyle bağlantılıdır
Astroloji derin ve geniş bir alanı kapsayan bir temele dayanır. Astrologlar kainattaki her şeyin birbirine çok derin bağlarla bağlı olduğuna inanır. Dünya ve dünya üzerinde yaşayanlar, bir vücut ve hücreleri gibi birbirine bağlıdır. Astrolojinin ruhani yanı bize bilinçli olarak bu dünyanın anlamını ve bu anlamı hayatlarımıza uygulayışımızı gösterir.
Geniş bir perspektifte ele alındığında astroloji sanatı güçlü sembollerin anlamlı bir şekilde yorumlanmasıyla ilgilidir. Görünüşte karmaşık ve birbiriyle alakasız gözüken olayların doğru bir astroloji bilgisi çerçevesinde aslında bizimle direk bağlantılı olabileceği ve bunların bize günlük hayat deneyimleri olarak dönebileceği ortaya çıkar.



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:28 | 0 fav | etiket:  
Kahve Falı
Kahve falı oldukça eski ve son derece klasik bir kehanet yöntemidir. Başta Türkiye olmak üzere özellikle Müslüman ülkelerde çok geçerli bir fal şeklidir.

Kahve fincanı telvesinin oluşturduğu şekillere bakarak yorumlanır. Yorum çoğunlukla fal bakan kişinin içinden hissettikleri ile ağırlık kazanır
Nasıl Bakılır?
Bir çok falcıya göre kurallı olarak bakılan fal, konsantrasyon için şarttır. Eğlencelik tarzdaki kahve falları, basit kurallarla bakılan bir fal tarzıdır. Kahve fincanı saat istikametinin tersi yönünde, baş üzerinde üç kez çevrilir. Bu esnada bir dilek tutulur. Daha sonra tabağın üzerine doğru döndürülerek kapatılır.
Üzerine metal konarak çabuk soğuması sağlanır. Ayrıca bu metalin, fincan içinde çıkabilecek kötülükleri uzaklaştırdığına inanılır. Bazı falcılara göre de bu metal orada gelecek ile ilgili negatifliği önlesin diye fincan üzerine konurmuş.

Fincan on dakika sonra açılır. Işık, bakan kişinin arkasından gelecek şekilde oturulur. Fincan açılır. İlk önce fincanın orta noktasına doğru bakılır. Bu, fal bakmaya konsantre olmak amacıyla yapılır. Daha sonra fincanın ağız ile içilen noktasından itibaren saat yönüne doğru bir tur attırılır. Ondan sonra ilk başlangıç noktasından itibaren şekiller üzerine yorum yapılır.
Fal Öncesi, Fal için yapılan hazırlık
1. Bir niyet tutulur.

2. Fincan tabağa ters çevrilmelidir.

3. Fincan soğuyunca kaldırılmalıdır.

4. İlk önce fincana, daha sonra da tabağa bakılır.
Fal için hatırlanması gerekenler

1. Kahve telvesi yeterli miktarda olmalıdır.

2. Kahve daima aynı yerden içilmelidir.

3. İçildikten sonra dipte kalan telve karıştırılmamalıdır.

4. Soğumadan fincan kaldırılmamalıdır.
Kahve Fincanına Nasıl Bakılır?
Fincan sapından başlayarak hayali bir kutup, ekvator çizgisi ile ikiye yarılıp dört parça şeklinde elde edilir. Saatin akrep, yelkovanın dönme yönüne göre fala bakmaya başlanmalıdır. Hayali kutup çizgisinin sağ tarafında kalan şekiller pozitif semboller olarak yorumlanır, hayali kutup çizgisi sol tarafında kalan şekiller negatif semboller olarak yorumlanırlar. Hayali ekvator çizgisi üstünde kalan şekiller için olaylar kısa bir zaman sonra gerçekleşecek yorumu yapılmalıdır. Hayali ekvator çizgisi altında kalan şekiller için olaylar daha uzun bir zaman sonra gerçekleşecek yorumu yapılmalıdır.
Kahve Tabağına Nasıl Bakılır?
Kahve tabağının içindeki telveyi süzülür, tabak dik şekilde tutulur, gözümüzle dört parçaya bölmeliyiz. Şimdi de fincanda gördüğümüz şekilleri veya benzerlerini bu bölümler içinde aramaya sıra gelmiştir. Tabak falında da fincan falındaki gibi önce renge bakarak başlamalıyız. Tabağa konan telvenin şekline bakmalıyız, yalnız tabak falındaki yollar her zaman için aşağıdadır. Bu sebeple, çekim kurallarına göre uzanan bu yolların aynı fincan falındaki gibi yorumlanmamız gereklidir. Tabak falı fincan falındakileri bilgileri onaylamak içindir. Şayet fincan falındaki yorumları onaylamıyor ise niyet neticesindeki yorum çok uzun sürecek veya hiç olmayacak demektir.
Fal Yorumunda Dikkat Edilecekler?
Kahve falına baktığınız kişi hakkında bilinçaltınızdaki mesajları hatırlamalısınız. Falına baktığınız kişi, fincandaki şekiller arasındaki alakayı derhal kurarak titreşimsel enerji oluşturmalısınız, en kısa zamanda benzetme, sonra da yorum yapmalısınız.

Fincandaki şekillerin yorumunu gerek sizi, gerek de falına baktığınız kişiyi aşrı üzmesine yada sevindirmesine izin vermemelisiniz, neticede fal olduğunu unutmayın.


 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:28 | 0 fav | etiket:  


Güneş Tutulması, Ay'ın Güneş'le Dünya arasında girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması sonucu oluşur.  Tutulmanın olabilmesi için Ay "Yeni Ay" fazında ya da Dünya etrafındaki yörüngesinde düğümler yakınında bulunmalıdır.

NİÇİN GÜNEŞ TUTULMASI DAHA SIK OLMUYOR?
Ay bilindiği üzere bir yıl içinde Dünya'nın etrafında 12 kez dolanır. Eğer Ay'ın yörünge düzlemi Dünya'nın yörünge düzlemi ile çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması olabilecekti. Fakat durum böyle değildir. Ay'ın yörünge düzlemi, Dünya'nın yörünge düzlemi ile yaklaşık 5º9'lık bir açı yapar. Bu da Ay'ın Dünya etrafındaki her dolanımında Güneş'in önünde geçerken bir Güneş tutulması oluşmasını engeller. Bütün şartlar göz önüne alındığında, bir yılda en az iki kez, en çok beş Güneş tutulması meydana gelebilir.

GÜNEŞ TUTULMASI İLE İLGİLİ EFSANELER NELERDİR?
Güneş tutulması çeşitli kültürlerde farklı biçimlerde açıklanmaya çalışılmıştır. Çin'de ejderhanın güneşi yemesi olarak düşünülmüş, Mısır'da kötü kalpli yılanın güneş tanrısı Ra ile kavgası olarak açıklanmıştır. Vietnam'da bir kurbağanın marifeti olduğuna inanılan bu duruma, Güney Amerika'da kara bir jaguarın, İskandinavya'da ise bir kurdun neden olduğu düşünülmüştür. Kızılderililerde Ay ile Güneşin savaşı olarak tanımlanan güneş tutulmasında Mezopotamyalılar meşaleler yakarak güneşi tekrar parlatmaya çalışmışlardır.



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:27 | 0 fav | etiket:  

Burçların Kötü Yanları

Sürekli burçların iyi yönleri dile getirilir ve herkes “aa sanki beni anlatıyor” tarzında tepkiler verir. “Allah aşkına bu burçların hiç kötü yanı yok mu?” diyenlerdenseniz bu yazı imdadınıza yetişti… Burçların iyi yanlarını üstlenenler bu yazıdaki burç özelliklerini okuduklarında ne düşünecekler acaba?


KOÇ - Sana kalsa dünyada herkes aptal bir sen akıllı değil mi! Millete öğütler verir ukalalık taslar, önüne yemek koysan beğenmez... Allah düşmanların başına vermesin...

BOĞA - Sen ayrı bir panel konususun... Kafayı iş yapmakla bozmuş sanki dünyayı bu kurtaracak.... İnatçı mı inatçı, dik kafalı... komünistsin sen yaa!

İKİZLER - Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun, ama insanlar seni bunun için değil bisexuel olduğun için seviyorlar.. Kendinden çok şey verip karşıdakinden az şey bekliyorsun yani salaksın... ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine...

YENGEÇ - Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin, ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz... Bu arada akıl hastanelerindekilerin %90'ının yengeç burcu olduğu söyleniyor! Haberin olsun!

ASLAN - Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor haberin yok... Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmiş zavallı aslan parçası, sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım....

BAŞAK - Sen pek aklı başında otoriter biri olduğun için dağınıklığı pek sevmezsin değil mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Amma soğuk, ruhsuz tipsin yaa sen…

TERAZİ - Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma salak bir boyutta yaşıyorsun... Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi "kimse beni anlamadı" diye çıldırırsın yarım aklın da gider.

AKREP - Sen hele sen! Berbatların içinde en berbat olan! İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Çoğu Akrep'in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?

YAY - Sen her şeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa yeteneksizliğini ve şanssızlığını başka türlü örtemezsin değil mi? Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat...

OĞLAK - Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?

KOVA - Sen güya çok atak birisin ya, bir şeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun, ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun çünkü kafasızsın. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyo di mi...

BALIK - Senin maşallah hayal gücün pek gelişmiştir. Sürekli FBI'dan ya da CIA'den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyeceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle başbaşa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok, kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte.



 
Aug
12
    
meqansiz | 12 Ağustos 2008 20:26 | 0 fav | etiket:  

KOÇ - KOÇ : Her iki taraf da birbirini yönetmek isteyeceğinden, çatışmalarla dolu bir beraberlik olur.
KOÇ - BOĞA : Olumlu bir beraberlik. Fakat Koç’un Boğa’nın üstüne fazla gitmemesi, kızdırmaması gerekir.
KOÇ - İKİZLER : Tartışmalarla geçecek bir beraberlik. Duygu ve fikir farklılıkları nedeniyle birbirlerini tatmin edemezler.
KOÇ - YENGEÇ : Kavgaların çoklukla olduğu, birbirini anlayamayan iki insanın beraberliği.
KOÇ - ASLAN : Olumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlar ve desteklerler.
KOÇ - BAŞAK : Tartışmaların yaşanacağı bir beraberlik.
KOÇ - TERAZİ : Verimli ve uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini desteklerler.
KOÇ - AKREP : Zor bir beraberlik. Birbirlerini yönetmek isterler.
KOÇ - YAY : Uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlar ve desteklerler.
KOÇ - OĞLAK : Çiftler arasında pek uyum yoktur.
KOÇ - KOVA : Birlikte hareket etmekte ve birbirlerini anlamakta zorlanırlar.
KOÇ - BALIK : Çiftlerin uyuşmadığı bir beraberlik.

BOĞA - BOĞA : Fiziksel olarak birbirlerini çekici bulurlar. Birinin diğerini idare etmesi gerekir.
BOĞA - İKİZLER : Uç noktalarda olan iki insanın beraberliği.
BOĞA - YENGEÇ : Karşılıklı tatminin olacağı bir beraberlik. Boğa, yengecin duygularını tatmin etmeli.
BOĞA - ASLAN : Boğa kıskançlık yapmazsa mutlu bir ilişki yaşarlar.
BOĞA - BAŞAK : Başak eleştirel yönünü bir kenara atarsa, uyumlu bir beraberlik.
BOĞA - TERAZİ : Olumlu bir beraberlik.
BOĞA - AKREP : Boğa Akrep’e güven verirse güzel bir beraberlik. Her iki taraf kendi eksiklerini tamamlar.
BOĞA - YAY : Tartışmaların olacağı bir beraberlik.
BOĞA - OĞLAK : Destekleyici bir beraberlik.
BOĞA - KOVA : Sorunlu bir ilişki. Farklı bakış açıları vardır.
BOĞA - BALIK : Mutlu ve uyumlu bir beraberlik.
 

İKİZLER - İKİZLER : Uygun bir beraberlik. Birbirlerini rahatlıkla anlarlar.
İKİZLER - YENGEÇ : Uyumsuz ve sorunlu bir beraberlik.
İKİZLER - ASLAN : Duygusal uyumsuzluğun olduğu bir beraberlik.
İKİZLER - BAŞAK : Birbirleriyle anlaşamazlar.
İKİZLER - TERAZİ : Mutlu ve uyumlu bir beraberlik. İdeal bir çift.
İKİZLER - AKREP : Sorunların yaşanacağı bir beraberlik.
İKİZLER - YAY : Birbirlerini tamamlayan, uyumlu bir beraberlik.
İKİZLER - OĞLAK : Karşılıklı menfaatlerin durumuna göre sürecek bir beraberlik.
İKİZLER - KOVA : Birbirlerine uyum sağlarlar.
İKİZLER - BALIK : Zor bir ilişki. Birbirlerinin duygularını tatmin edemezler.

YENGEÇ - YENGEÇ : Birbirlerini çok iyi anlar ve mutlu ederler.
YENGEÇ - ASLAN : Genel olarak iyi bir beraberlik.
YENGEÇ - BAŞAK : Birbirlerini anlamaya çalışmaları gerekir. Sorunlu bir beraberlik.
YENGEÇ - TERAZİ : Uyumsuz ve tatsız bir beraberlik.
YENGEÇ - AKREP : Uyumlu ve mutlu bir beraberlik.
YENGEÇ - YAY : Fedakarlık edilmesi gereken, mutsuz bir beraberlik.
YENGEÇ - OĞLAK : Birbirlerini tamamlayıcı ve destekleyici bir beraberlik.
YENGEÇ - KOVA : Değiştikleri taktirde anlaşabilirler. Sorunlu bir beraberlik.
YENGEÇ - BALIK : Birbirlerini anlayan çiftlerin beraberliği.

ASLAN - ASLAN : Lider olmak isteyen iki insanın beraberliği. Sorunlar yaşanır.
ASLAN - BAŞAK : Uyumlu bir beraberlik.
ASLAN - TERAZİ : Her iki taraf akıllı davranırsa uyumlu bir beraberlik.
ASLAN - AKREP : Hareketli, tatmin edici bir beraberlik.
ASLAN-YAY : Uyumlu ve mutlu bir ilişki.
ASLAN - OĞLAK : Mutsuz ve sorunlu bir beraberlik.
ASLAN - KOVA : Olumlu ve uyumlu bir beraberlik.
ASLAN - BALIK : Sorunlu ve mutsuz bir beraberlik.
 

BAŞAK - BAŞAK : Çatışmaların yaşanacağı bir beraberlik.
BAŞAK - TERAZİ : Kişiliklerin uyuşmadığı, sorunlu bir beraberlik.
BAŞAK - AKREP : Olumlu ve destekleyici bir beraberlik.
BAŞAK - YAY : Yanılgılarla, çatışmalarla dolu bir beraberlik.
BAŞAK - OĞLAK : Birbirleriyle anlaşır ve uyum sağlarlar. Mutlu bir beraberlik.
BAŞAK - KOVA : Kültür farkları varsa, mutsuz bir beraberlik yaşanır.
BAŞAK - BALIK : Birbirlerini anlamakta zorlanırlar. Sorunlu bir beraberlik.

TERAZİ - TERAZİ : Uyumun, anlayışın olduğu mutlu bir beraberlik.
TERAZİ - AKREP : Duyguların tatmin edildiği, çiftlerin arasında çekim olan bir beraberlik.
TERAZİ - YAY : Uyum sağlanabilen bir beraberlik.
TERAZİ - OĞLAK : Anlaşmakta zorlanabilirler.
TERAZİ - KOVA : Uyum ve mutluluğun olduğu bir beraberlik.
TERAZİ - BALIK : Beraberlik sürse dahi, mutsuz bir ilişki.

AKREP - AKREP : Ya mutlu ve ya mutsuz bir beraberlik. Birbirlerini anlamalarına bağlı.
AKREP - YAY : Uyumsuz ,sorunların yaşandığı bir beraberlik.
AKREP - OĞLAK : Uyuşmazlığın yaşandığı,zor bir beraberlik.
AKREP - KOVA : Mücadelenin yaşandığı,zor bir beraberlik.
AKREP - BALIK : Sorunların yaşanacağı bir beraberlik.

YAY - YAY : Farklı kültürlerden geliniyorsa, zor bir beraberlik.
YAY - OĞLAK : Mutsuz bir beraberlik.
YAY - KOVA : Başarılı ve mutlu bir beraberlik.
YAY - BALIK : Birlikte yaşamakta zorlanırlar. Sorunlu bir beraberlik.

OĞLAK - OĞLAK : Uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlarlar ve desteklerler.
OĞLAK - KOVA : Mutsuz ve huzursuz bir beraberlik.
OĞLAK - BALIK : Uyumlu ve mutlu bir beraberlik. Birbirlerini tamamlarlar.

KOVA - KOVA : Mükemmel, uyumlu bir beraberlik.
KOVA - BALIK : Anlaşabilmek için zorlanırlar.

BALIK - BALIK : Birbirlerini anlayabildikleri için uyumlu bir beraberlik